Kayıtlar

Sene 2012

kendime yön çizmeye çalışıyorum gücümün yettigince. tıkanıyorum ama her adımda. ben ileriye çevirdikçe kafamı ayaklarım sana dönüyor, ruhum sana dönüyor. kelimelerimin arasına sıkışıyorsun, bakışlarımın ardında görebiliyorum seni. evet seni, bir kibrit parçasında bile seni bulabilirken ben, sen bana nelerden bahsediyorsun. çok kızıyorum sana bazen, çogu zamansa kendime. yetinemedigin, yetinemedigimiz neydi, insan olmak mıydı suçumuz. hatalarımız güçlendiriyor muydu bizi, ihanetlerimiz güven mi veriyordu kendimize, bilemedim, anlayamadım, anlam veremedim ben bize. sebeplerimiz vardı hep ama hep kendimiz haklıydık. kalbim, derdin... Yazmisim 2012 de tam da bugun.. Ne yasamissam yine..
Dün hicbir sey yapmamanin gururuyla evimde horul horul uyurken gelen telefonla uyandim. Tanimadim basta rehberim silindiginden. Sonra ogrendim ki mamut.. Gorustuk. Evlenmisti zaten, bir de kizi olmus.. Su hayatta ki fonksiyonsuzlugumu bir kez daha gormus oldum. Ve sıkıcılığımı..

Cumartesi

O sabırsızlıkla bekleyip gun saydığım hafta sonundayiz. Evde yatiyorum ve zaman ilerledikce pazartesi yaklasiyor.  Ve pazartesi tekrardan geri sayima baslayacagim. Omrum hafta sonu bekleyerek gecip gidecek yani. Peki napiyorum? Hiç.. Arkadaş bile birakmadim kendime. Ruhum yok ki kimseye katlanamiyorum. 65 yas ustu amca ve teyzeler tum enerjimi yasam sevincimi emiyor. ( pek yoktu zaten, olan kirintilari da onlar emdiler) Kafamda yapmak isedigim tonlarca fikir var ama güç bulamiyorum kendimde. En basiti bugun cilt bakimim vardi. Uyanip gidemedim.. Her neyse.. Arkadaşım olur musun? Lutfen kazik atma bana ama..
Böyle çok şey anlatasım var içim kımıl kımıl.. Kımıl kımıl degil o ya, nasıl desem, patlamaya hazır bomba.. Ya da bok çukuru. Debeleniyorum. Evet bildiğin debeleniyorum hayatin içerisinde. Ve bir toz kadar faydasız hissediyorum kendimi. Toz lan.. Toz bile benden faydali, daha değerli.. Olmak istemediğin bir yerde olmak istemediğin bi kişiliği ve hayati yaşıyorsun.. Berbat! Felaket!.. Bankaci olur mu lan benden! Oldu mu peki orasi da muallak.. Bildiğim tek şey ölürcesine mutsuzum. Ulan kodugumun hayatı hep mutsuz mu gecmek zorunda? Bi ben miyim sürekli depresif mutsuz lanet.. Insanlar mutlu görünüyor gerçekten mutlular mi? Mutlu gibi mi yapiyorlar yoksa? Gibi yapiyorlar diyelim ben neden basaramiyorum gibi gibi mevzusunu? Offf.. Yine sıkıldım.

Yeniden dönüş konuşması.

Ergenlik evrem diger tarafta kaldi. Orasi kendi capinda bi dunyaydi zaten. Simdi yeni dunyamizdayiz ve yine karanlik.. Ben ne oldum biliyor musun? Bankacı.. Peki ne olamadim onu biliyor musun? Mutlu.. Mutlu olamadım ben dostum. Hayatimin hiçbi evresinde kendisiyle tanisma fırsatım olmadi.. Her neyse.. Yeniden dönebilme ihtimalimi severek umarım yazıp içimi bi nebze dışarı dökmeyi başarabilirim. (gebermekten hal bulabilirsem tabikisi..) Merhaba ben sophia.. 30una ramak kalan sophia.. Hala bi baltaya sap olamamamis, ustune evde kalmış ve üstüne hiçbi şey sahip olamamış sophia.. Memnun oldum.